Sayfalar

14 Kasım 2010 Pazar

gece hayatında değişen kuralları açıklıyorum: fast forward tuşuna çoktan basılmış.

uzun zamandır - bar-cafeleri ve konserleri çıkartıksak yıllardır - club kıvamında bir mekana gitmiyordum. dün akşam depresyonda olduğunu düşündüğüm kız kardeşimin kimlerle takıldığını, nerelere gittiğini görme amaçlı gece gezmesine çıktım. bizim zamanımızda bir christal vardı, gerisi de yalandı. şimdi black, minimüzikhol, 11:11 gibi bir sürü mekan türemiş. varlıklarından haberdardım ancak gidip görmek başkaymış dostlar. raconlar değişmiş. ben de değişen raconları sizinle paylaşmak istedim. olur da giderseniz benim gibi şaşkınlık geçirmeyin diye.

1) 5 yıl öncesine kadar bu tarz mekanlara gelen kitle aşağı yukarı belliydi. etrafta benzer giyim zevkine ve stillere sahip kadın ve erkekleri görürdünüz. topuklu ayakkabı rahat dans edilemeyeceği için pek tercih edilmezdi. içeride belli saatlerden sonra bir kaç tane topuklu giyen görünürdü. onların da yaklaşınca  ya manken, ya popçu ya da jet sosyeteden biri olduğunu anlardınız.
şimdi ise durum değişmiş. içerde hem bağdat caddesi stayla, hem taksim kızı staylaları görmek mümkün. hatta faces gibi dancing öncesi demlenme mekanları bıyıklı amcalar bile ziyaret eder olmuş.
2) eskiden mekanların chill out taraflarında elbetteki bir piyasa havası vardı. bakışma, cilveleşme, telefon alma verme, sohbet etme, arzunuza göre geceyi beraber geçirme gibi sosyalleşmeler yaşanırdı. bunlar adım adım ve belli zaman aralıklarıyla gerçekleşirdi. dj setinin olduğu kısımlarda ise insanlar dans eder, öpüşür koklaşır, müzik dinler ve eğlenirlerdi.
şimdi bu durum da değişmiş. sosyalleşmeyi hızlandırmak için daha küçük mekanlar yapılır olmuş. mecburen göt göte duruyorsunuz. mecburen birilerinin mahrem mesafesine giriyorsunuz ve onlar da sizin mahrem mesafenize giriyor. hiç sohbet etmediğiniz, hatta göz göze bile gelmediğiniz biri bu sıkışıklıktan faydalanarak elini omzunuza ya da belinize atabiliyor. "noluyo be!" gibi bir tepki almazsa devam ediyor. alırsa "pardon" deyip hemen yeni bir av için gözlerini başka bir noktaya dikiyor. dolayısıyla müzik dinlemek ya da dans etmek asıl amaca giden yolda araç olmuş oluyor.  
3) eskiden biraz yüz bulunca bir drink ısmarlardı herifler. artık varlığından, orada olduğundan haberinizin olmadığı bir herif size içki ısmarlayabiliyor. içkiyi içip, herife siktiri çekmek serbest.
4) bir mekandan diğerine yolda yürürken yanınıza pıtırcık, temiz yüzlü  kızlı erkekli bir grup genç yanaşıp "küçük beyoğlu nerede, biliyor musunuz?" diye soruyorlar. siz de saf saf -hani yanında kızlar falan da var ya, kaynak yapmaya çalıştığını hiç anlamıyorsunuz- "ooo geriye doğru epey yürümeniz gerekiyor. emek sinemasını biliyor musun, o sokak işte.." gibi adres tarif ediyorsunuz. çocuk da sizi süzüp "çok uzakmış. buralarda nereye gidebiliriz peki?" derken eş zamanlı olarak kız kardeşiniz "burdan teme çıkın orda bulursunuz, hadi bakiim" deyip sizi de kolunuzdan çekiştirirken anlıyorsunuz ki boynuz kulağı çoktan geçmiş ve siz gece hayatında tedavülden kalkmışsınız. bunları bilin de olur da böyle yerlere giderseniz, benim gibi demode kalmayın diye anlatıyorum.

4 yorum:

Olé dedi ki...

hele hele sonuncusunda cok saf yakalaniriz yaaaa....tedavul disi mi kaldik gercekten, ne cabuk?!

Coşkun Hürsel dedi ki...

Bi de şöle düşünün, bi zamanlar gece hayatı niyetine sevgilisi/eşiyle pavyona gidermiş insanlar! Bi zamanlar!!! Tek kanallı TV'nin yayınının 11'de bittiği zamanlar!

mgntwmn dedi ki...

E biz onlara yetişemedik.o yılları da siz
anlatınız!

Coşkun Hürsel dedi ki...

Aman efendim, biz de yetişemedik, büyüklerimizden duyduk. Biz akşamları saat 20:30'da, haber bültenindeki masallardan önce Adile teyzenin anlattığı masalları dinleyip uykuya giden bir kuşağız:)