Sayfalar

9 Mayıs 2010 Pazar

diyeti bozduk

Bir haftadır devam eden alkol diyetimi Cuma akşamından kuru-sıkı ne varsa bozmuş olmam, o gece eski sevgilinin arkadaşlarından biriyle karşılaşıp bütün gece beraber takılmamız, gece boyunca arka oda’da tanıdığım tanımadığım herkesle ayrım yapmadan dans etmem, yolda yürürken tshirtümden cesaret alıp “eğlenelim mi” diye yanaşan bebeyi eve atmam, ertesi sabah kalkıp büyükada’ya doğum günü kutlamasına gitmem, motorda giderken yediğimiz tostların küflü olduğunu son lokmada anlamış olmam, dilburnu’na çıkınca telefonumu faytonda unuttuğumu hatırlamam, 20-25 kişilik kalabalık grubun içinde muhabbet ilerledikçe pek çok kişinin önceki ya da paralel yaşamlardan birbiriyle tanışık-ilişik olduğunu keşfetmesi üstüne bir kez daha “dünya küçük bir köy” dememiz, büyükada’da bizim dışımızda bütün grupların abdest almak için Wclerde kuyruk oluşturup, bütün mangal pisliklerini olduğu gibi bırakarak gitmeleri, doğum günü kızını “bende eğlencelik var” diye hallendirip telefonumu ararken düşürmüş olduğumu farketmem üzerine yaşanan hayal kırıklığı, sonra akşam üzeri gelen arkadaşın gelmesi için ne kadar kuvvetli nedenlerin olduğunu sevinçle görmemiz, günbatımı 3 hatun kişi olarak İstanbul manzarasına karşı kim daha uzağa işeyecek oynamamız, telefonumun emanet edildiği iyi niyetli yurdum insanı faytoncular kahyası Şahin Abi’nin bıkıp üşenmeden tüm gün babam dahil bütün çağrılarımı cevaplaması ve “Magnet şimdi yok, akşam arayın, yukarda” gibi saçma sapan cevaplarla herkesi telaşlandırması, belli bir saatten sonra arayanlara sıkılıp yanlış numara demesi, iskeleye inince insanların hatırlatmaları üzerine faytoncular kahyası Şahin Abi’ye gidip telefonumu almam, Şahin Abi’nin çok çalan telefonumdan ve açıklamalar yapmaktan yorulduğunu söyleyip bana çıkışması, adadan son motorla bostancı’ya dönmemiz ve grupta onca et tüketimine rağmen hala kokoreç yiyebilecek etçil arkadaşların olması, Cumartesi gecesi saat 11’de bağdat caddesi’nde trafiğin felç olduğunu görmemiz, herşeye rağmen Pazar günü gidip anneciğimin elini öpmem çok hoş oldu.

Diyeti bozduk.

4 yorum:

Coşkun Hürsel dedi ki...

Yazı boyunca birinci tekil şahıs devam eden anlatımın son cümlede çoğullaşması dikkat çekici.

Bir de, diyet sözü olmamış. Perhiz olsa anlarım, çünkü "perhiz"deki gelenekselliğin altında, hayatın zevklerine sağlık nedeniyle (tansiyon, şeker vs) veya dini inanç (hristiyanların paskalya öncesi) nedeniyle, istemeden ara verme sözkonusu. Diyet ise çok modern, bireysel ve bir o kadar da "ben"cilce bir şey. Doktor şart koşunca perhiz yapılır, ama diyet, yazın plajda bikini giyeyim, klüpteki tüm hatunları çatlatayım diye yapılır...

Bir de, futbolcuları zaman zaman depresyona sokan "gol orucu" var, hiç girmeyelim oralara.

Chopartypical dedi ki...

e bukadar faliyet içerisinde nasıl kilo alacaksın ki kuzum.

aldığın kalori harcadığından az ise koy götüne rahman gitsin.

birde akşamdan kalma olunca kaybolur birşeyler, senin telefonunda başına bu gelmiş olmasın.

birde yalınayak yere basmak iyidir de cam olmasın.

mgntwmn dedi ki...

Hürsel ben de göbek oluştuğu için ara vermiştim alkole zaten. yazın rahatça pikinilerimi giyebilmek için.

ps: ben bazen iki kişi oluyorum. ben ve sıkılgan diğer karakterim. nadiren aynı şeyi düşünürüz de...

mgntwmn dedi ki...

Chop aynen o dediğinden vardı. (akşamdan kalmalık) ama yerlerde cam yoktu:))